Ülke Hakkında Kısa Bilgiler

Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan Türkiye Cumhuriyeti, 2011 yılında, 88. kuruluş yıldönümünü kutladı. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik ve laik siyasi sistemi, AB ile Gümrük Birliği anlaşması içindeki güçlü serbest piyasa ekonomisi ve kültürel kimlik ile modernleşmeyi bağdaştıran sosyal gelenekleri ile bölgesi ve çevresi için iktisadi refah, dinamizm ve istikrar kaynağı olmaktadır.

Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti kapsamlı bir ekonomik reform ve yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Kasım 2002’de yönetime gelen hükümetin tek partiden oluşmasının da etkisiyle, Türkiye’nin ekonomik gelişimi hız ve istikrar kazanmıştır.

Türkiye yapısal reform çalışmalarına özel bir önem vermektedir. Finans sektörü ve hızlandırılmış özelleştirme süreçleri başta olmak üzere, tarım, sosyal güvenlik, enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde yapılan köklü reformlar başarıyla tamamlanmıştır. Kamusal alanda gerçekleştirilen reformlar arasında kamu maliyesi yönetimi, şeffaf ve etkin yönetişim konuları başta gelmektedir.

Makro ekonomik göstergeler pozitif bir eğilim izlemektedir. Enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi, daha yüksek hızda ve istikrarlı ekonomik büyümenin sağlanması ve yapısal reformların gerçekleştirilmesi olarak sayılabilecek programın ana hedeflerine büyük ölçüde ulaşılmıştır.

Türkiye’deki Yakın Tarihli Ekonomik Gelişmeler

Bankacılık sektörü ve finansal piyasalar üzerinde yoğunlaşan yeni bir ekonomik reform programı Nisan 2001’de açıklanmıştır. Ekonomik programın genel stratejisi aşağıdaki önlemleri kapsamaktadır:

  • Sürdürülebilir bir kalkınma hızına ulaşmak,
  • Makro ekonomik dengelerin sağlanması,
  • Daha fazla iş imkânı yaratılması,
  • Finans sektörünün yeniden yapılandırılması,
  • Mali disipline uyulması ve
  • Döviz piyasalarında istikrarın sağlanması.

Türkiye, şu anda, 660 milyar ABD Dolar’lık GSMH’sı ile dünyanın 17. büyük ekonomisidir. Aynı zamanda Türkiye son 6 yıl içinde, sürdürülebilir büyüme gerçekleştirmiş ve  son 7 yıllık süreçte, ortalama büyüme oranı % 6,7 olmuştur. Uluslararası Para Fonu (IMF), 2008 yılı için % 5,3 oranında büyüme öngörmektedir.

Enflasyon, 2007 yılı ortasında tüm zamanların en düşük seviyesi olan yaklaşık yüzde 7 oranına geriledikten sonra, artan petrol ve gıda fiyatları ve Lira’nın değer kaybetmesi nedenleriyle, son aylarda yükselmeye başlamıştır.

2006-2007 yıllarında  GSMH’nın yüzde 6’sına tekabül eden cari işlemler açığı Türkiye’nin başlıca makro ekonomik sorunlarından birisi olmuştur. Bu açığın 2008’de artarak yüzde 6,5 düzeyine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu açık doğrudan yabancı yatırım ve portföy girdileri ile finanse edilmektedir. 2002 yılında sadece 2-3 milyar ABD Dolar’ı düzeyinde olan Doğrudan Yabancı Yatırımlar, dikkat çekici biçimde 20 milyar ABD Dolar’ını aşmıştır. Öte yandan küresel kredi koşullarındaki sıkıntı ve yerel siyasi belirsizlikler doğrudan yabancı yatırımlarda önemli düşüşler yaşanabileceğini düşündürmektedir. Bu öngörünün gerçekleşmesi durumunda, Türk Lirası’nın baskı altına girmesiyle dış ticaret açığı artacak ve reel sektör olumsuz yansımaları olabilecektir.

Temel Göstergeler

Nüfus: 70.586.256 (2007 Sonu)
Ekonomik büyüme (GSMH): % 4,5 (2007)
Yıllık Enflasyon Oranı (TÜFE): % 8,76 (2007)
İhracat: 107 Milyar ABD$ (2007)
İthalat: 169 Milyar ABD$ (2007)
İmalat Sanayi Üretim Endeksi (1997=100): 145 (2007)
İmalat Sanayi Kapasite Kullanımı: % 80,8 (2007)