Haberler ve Etkinlikler

2012: Ozon tabakasının korunmasında UNIDO ve Türkiye'nin başarı dolu 20 yılı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 19 Aralık 1994 tarihinde gerçekleştirilen 92. Oturumu'nda alınan karar çerçevesinde, 1995 yılından itibaren, her yıl 16 Eylül tarihi "Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü'' olarak kutlanmaktadır. 16 Eylül aynı zamanda, 1987 yılında imzaya açılan ve günümüze kadar 196 ülkenin taraf olduğu Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü'nün de imza tarihidir. 2012 yılı, Montreal Protokolü'nün 25. Yılı olmasının yanı sıra, hem Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı'nın (UNIDO) Montreal Protokolü uygulayıcı kuruluşları arasına katılışının hem de Türkiye'nin Protokol kapsamında hazırlanan ulusal programını uygulanmaya başlanmasının 20.yılı olması nedenleriyle önem arz etmektedir.

Ozon tabakasının incelmesi konusu ilk kez 1976 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından gündeme getirilmiş ve takiben UNEP ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO)'nün ozon tabakası incelmesini düzenli olarak değerlendirmek amacıyla Ozon Tabakası Eşgüdüm Komitesi (CCOL) kurulması sonrasında, ozon tabakası konusunda çalşan uzmanlar 1977 yılında bir toplantıda bir araya gelmişlerdir. Ozon tabakasını incelten maddelerin (OTİM) azaltılmasına ilişkin olarak ilk hükümetler arası temaslar ise 1981 yılında başlamış ve bu girişim Mart 1985'de Ozon Tabakasının Korunması için Viyana Sözleşmesi'nin kabulü ile sonuçlanmıştır. Viyana Sözleşmesi, ozon tabakasının araştırılması, sistematik olarak gözlenmesi, OTİM üretiminin izlenmesi ve bilgi paylaşımı konularında hükümetler arası işbirliğinin sağlanmasını teşvik etmiştir. Sözleşme tarafları, ozon tabakasının yapısını değiştiren insan kaynaklı faaliyetlerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi ile ozon tabakasının korunmasına yönelik genel önlemler almakla görevlendirmektedir. Yasal bağlayıcılığı olan denetim veya hedefleri içermeyen bir çerçeve sözleşmedir.

Sözleşme üzerindeki anlaşmayı takiben, ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımının ve üretiminin kontrol altına alınmasını sağlayacak olan "Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü" Eylül 1987'de kabul edilmiştir. Montreal Protokolü, periyodik olarak yapılan bilimsel ve teknolojik değerlendirmeleri temel alarak azaltım takviminin güncellenmesi yaklaşımı çerçevesinde kurgulanmıştır. Güncel teknik ve bilimsel değerlendirmeler ışığında Protokole 1990'da (Londra), 1992'de (Kopenhag), 1995'de (Viyana), 1997'de (Montreal), 1999'da (Pekin) ve 2007'de (Montreal) güncellemeler eklenmiştir. Bu güncellemeler, yeni maddelerin denetim altına alınmasını ve ek önlemlerin de anlaşmaya dahil edilmesini içermektedir. 196 ülkenin taraf olduğu Montreal Protokolü, çevre konusunda oluşturulmuş en başarılı çok taraflı anlaşma olarak tanımlanmaktadır. 1990 yılında, Londra'da protokolün büyük bir başarısı olarak görülen ve gelişmiş ülkelerin katkıları ile oluşturulan "Montreal Protokolü'nün Uygulanması için Çok Taraflı Fon (Multilateral Fund)" kurulmuştur. Çevre alanında bir antlaşma çerçevesinde kurulan ilk kurumsal uluslararası mali destek yapısı olan Çok Taraflı Fon, gelişmekte olan ülkelerin sanayileri; OTİM'lerin sonlandırılmasına yönelik projelerde teknik uzmanlık, yeni teknolojiler ve donanım temini için Montreal Protokolü'nün uygulayıcı kuruluşları olan UNEP, UNIDO, UNDP ve Dünya Bankası aracılığı ile sağlanmaktadır.

Türkiye, Protokole 19 Aralık 1991 tarihinde taraf olmuş ve günümüze kadar yapılan tüm değişikliklerini kabul etmiştir ve Protokolün uygulanmasında en başarılı ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkede ulusal ve uluslararası çalışmaların izlenmesi Ulusal Ozon Birimi görevini yürüten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın eşgüdümünde gerçekleştirilmektedir.

Türkiye'de Montreal Protokolü Uygulamaları ve UNIDO

Türkiye'de, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği Dairesi Ozon Tabakasının Korunması Şube Müdürlüğü, Protokolün uygulanmasına yönelik ulusal faaliyetlerin eşgüdümünden sorumlu olarak, Ulusal Ozon Birimi görevini yürütmektedir. 12 Kasım 2008 tarihli Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik ile ülkedeki OTİM'lerin ithalat, ihracat ve kullanımına ilişkin denetim ve yasal düzenlemeler Protokol yükümlülüklerinin yerine getirilmesi amacıyla ulusal mevzuata yansıtılmıştır. 1992 yılında sunulan Ulusal Program çerçevesinde, 1992-2005 yılları arasında Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) işbirliği ile Dünya Bankası uygulayıcılığında OTİM sonlandırma projeleri yürütülmüştür. 1999 yılından itibaren de yine Ulusal Ozon Birimi ulusal eşgüdümünde, Çok Taraflı Fon desteği ile UNIDO tarafından Montreal Protokolü Ulusal Programı faaliyetleri kapsamında OTİM sonlandırma yatırım projeleri yürütülmektedir.

UNIDO Montreal Protokolü Ulusal Programı'nın amacı; ülkenin Protokol kapsamındaki yükümlülüklerinin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik olarak ilgili uluslararası anlaşmalar ve ulusal strateji çerçevesinde gerçekleştirilecek faaliyetlere teknik ve mali destek sağlanması çalışmalarının yürütülmesidir.

Türkiye'de önceki yıllarda, UNIDO'nun da uygulayıcı kuruluş olarak yer aldığı, CFC ve MeBr sonlandırma projeleri başarı ile sonuçlandırılmıştır. Eylül 2012 itibariyle, Montreal Protokolü Ulusal Programı kapsamında yürütülen projeler kısaca aşağıda beirtilmiştir:


1. HCFC Sonlandırma Yönetim Planı

2. OTİM Bertarafı Pilot Projesi

3. HCFC Sonlandırma Yatırım Projesi (Soğutucu İmalat Sektörü)

4. PU Sandviç Yalıtım Panelleri İmalatında Kullanılan PU Sert Köpük Üretiminde HCFC-141b ile XPS Köpük Üretiminde HCFC 142b ve HCFC 22'nin Sonlandırılması Şemsiye Projesi

5. Ulusal Ozon Birimi Kurumsal Güçlendirme Projesi (5. Aşama)

 

16 Eylül Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü Kutlaması

16.09.2011

Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü’nün imzaya açıldığı 16 Eylül 1987 tarihine atıfla, “Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü” olarak belirlenen 16 Eylül tarihinde, Protkolün uygulanması ve ozon tabakasının korunmasına yönelik olarak tüm dünyada, bilinç ve kamuoyu oluşturmaya yönelik etkinlikler gerçekleştirilmektedir.  Her yıl, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından yürütülen Protokol Sekreteryası tarafından duyurulan bir ana tema çerçevesinde gerçekleştirilen bu etkinlikler, 2011 yılı için “HCFC Sonlandırma Yönetim Planları: Eşsiz bir Fırsat” ana temasıyla düzenlenmiştir.

Bu çerçevede, Ulusal Ozon Birimi (UOB) görevini yürüten T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü (İklim Değişikliği Dairesi- Ozon Tabakasının Korunması Şube Müdürlüğü) eşgüdümünde, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) tarafından yürütülen Montreal Protokolü Ulusal Programı faaliyetleri kapsamında, 16 Eylül 2011 tarihinde İstanbul’da “HCFC Sonlandırma Yönetim Planı – Soğutma ve İklimlendirme Sektör Çalıştayı” gerçekleştirilmiştir.

devamı...

Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Özel Standartlar UNIDO Uzman Grubu Toplantısı, 30 Mart 2011, İstanbul

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Mİlletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) işbirliği ile İspanya Bin Yıl Kalkınma Fonu tarafından desteklenen “Türkiye’de Tekstil Sektöründeki KOBİ’ler için Sürdürülebilir Ağlar Oluşturulması” BM Ortak Programı, tekstil ve hazır giyim sektöründeki KOBİ’lerin, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep bölgelerine odaklı olarak, uluslararası rekabet gücünün arttırılmasını amaçlamaktadır. Ulusal uygulayıcısı İstanbul ve Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) olan ortak program çalışmaları çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO);  tekstil sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’leri; iş süreçlerine ve günlük operasyonlarına sosyal, çevresel standartları ve bunlara dair Kurumsal Sosyal Sorumluluk prensiplerini dahil etmek hususunda destekleyici bir dizi çalışmayı yürütmektedir.

30 Mart 2011 tarihinde, UNIDO’nun bu konudaki faaliyetlerinin başlangıç adımı olmak üzere bir Uzman Grubu Toplantısı düzenlenmiştir. Toplantıda, tekstil tedarik zincirinin tüm halkalarının temsilcilerinin bir araya gelerek sektördeki Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve özel standartlar uygulamalarını tartışması sağlanacaktır. Tekstil sektöründe, Türkiye’den ithalat yapan çok uluslu firmalar, direkt ihracat yapan Türk firmaları, ihracat yapan firmalara üretim yapan üreticiler, denetim firmaları, KSS ile ilgili çalışmalar yapan üniversiteler, kurum ve kuruluşlar toplantının katılımcılarını oluşturmuştur.

devamı...